Oracle RAC Nedir?

ORACLE RAC (REAL APPLICATION CLUSTERS)

Oracle RAC, Oracle veritabanının Enterprise Edition ve Standart Edition sürümleri ile kullanılabilinen Oracle’ın en üst seviye teknolojisidir. Paylaşımlı disk mimarisini (Shared disk architecture) kullanır. Ortak bir depolama (storage) birimi kullanır ve birden fazla sunucu (node) ile hizmet vererek iş sürekliliğinize imkan tanır. RAC denildiğinde benim ilk aklıma gelen grid kavramıdır. Oracle’ın 9i versiyonuna kadar (i) olarak anılmasını ve 10g versiyonu ile (g) olarak anılmasını hep merak etmişimdir. Sizlerde merak ediyorsunuzdur diye düşündüm. Oracle önce internet kullanıcılarına odaklandı ve sürümlerine hep (i)nternet harfi ile isim verdi. 8i, 9i versiyonlarında olduğu gibi. Sonra 10g versiyonuyla grid teknolojisini ön plana çıkardı ve sürüm isimlerine (g)rid harfi ile isim vermeye başladı. Grid mimarisinde ortak bir depolama (storage) birimi üzerinde birden fazla sunucu vardır. Böylelikle siz iş sürekliliğinizi garanti altına almış olacaksınız. Sunucularınızın biri arızalandığında hizmetiniz kesilmeyecek diğer sunucu ile hizmete vermeye devam edebileceksiniz. Esnek bir mimari ile ihtiyaçlarınız doğrultusunda cluster yapınıza yeni sunucu ilave edebilecek veya çıkarabileceksiniz.

9i öncesinde “oracle parallel server” adıyla tanıdığımız oracle cluster veritabanını, 9i sürümü ile daha da güçlendirilmiş bir teknolojiyi barındıran – RAC adıyla tanıdık. Oracle eksiklikleri sürekli yakından takip etti ve her versiyon ile bu eksiklikleri tamamlamaya büyük özen gösterdi.

Son sürümü 11g Release 2 ile RAC, bize birçok konuda faydalar sunmaktadır. Bu faydalar:

Yüksek Kullanılabilirlik (High Availability) – Sunucularınızdan biri arızalansa bile, herhangi bir hizmet kesintisi olmaz. RAC grubunuzdaki diğer sunucu tüm işlem yükünü üzerine alacaktır.

Ölçeklenebilirlik: İhtiyaçlarınız doğrultusunda RAC grubunuza yeni sunucu ekleyebilir veya çıkarabilirsiniz.

 Yönetilebilirlik: Birden fazla veritabanı RAC küme içine konsolide edilebilir.

 RAC avantajını sizlere bir örnekle anlatmadan yapamayacağım 🙂 Güçlü bir sunucu istiyorsunuz. Çünkü üzerinde çalışacak veritabanı sizin için çok kritik. Bu sunucunun 32 işlemcili ve 128 GB hafızaya sahip olmasını istediğiniz düşünelim. Öncelikle piyasada böyle bir sunucuyu kolay bulamazsınız. HP veya IBM’e özel istek yapmanız gerekiyor. Onlarda size istediğiniz sunucuyu konfigüre edip göndereceklerdir. Bu sunucunun size maliyeti oldukça fazla olacaktır. Bu sunucuyu aldığınızı ve üzerine veritabanınızı oluşturup hizmet vermeye başladığınızı düşünelim. Elinizde tek bir sunucu var. Peki sunucu üzerinde herhangi bir donanım arızası olursa ne yapacaksınız? Sizin için kritik olan, 7/24 çalışan veritabanını kapatmanız gerekecek. Donanım arızasını çözüp veritabanınızı tekrar açacaksınız. Peki iş sürekliliğiniz ne oldu? Mağdur olan müşterileriniz ne olacak? Benim size bir tavsiyem var. Oracle’ın çözümü RAC kullanmak  🙂 İş sürekliliği mi istiyorsunuz? Evet. Müşterilerinizi mağdur etmek istemiyor musunuz? İstemiyorum. O zaman veritabanımızı RAC üzerinde çalıştıracağız. Bu durumda ne yapmamız gerekecek? Piyasada çok rahat bulabileceğim 4 sunucuya ihtiyacım var. Her biri 8 işlemci, 32 GB hafızaya sahip. Bu 4 sunucuyu grid mimarisi olarak adlandırdığımız şekilde RAC yapacağım. Toplamda 32 işlemci ve 128 GB hafızaya sahip olacağım. Ama maliyeti daha düşük olacak. Üstelik sunucularımdan biri arızalansa diğer üçü tüm yükü üzerine alacak ve 7/24 kesintisiz hizmet verebileceğim. Müşterilerim memnun, ben memnunum ve herkes memnun olacak 🙂

Reklamlar